22 MAYIS AVRUPA OBEZİTE GÜNÜ

 

  22 MAYIS AVRUPA  OBEZİTE GÜNÜ

Beslenme; İnsanın büyümesi, gelişmesi, sağlıklı ve üretken olarak uzun süre yaşaması için gerekli olan besin öğelerini yeterli ve dengeli miktarda alıp vücutta kullanabilmesidir.

Günlük yaşamda bireylerin (gebe, emzikli, bebek, okul çocuğu, genç, yaşlı, işçi, sporcu, kalp-damar, şeker, yüksek tansiyon hastalığı, solunum yolu bozuklukları vb.) yaşa, cinsiyete, yaptığı işe, genetik ve fizyolojik özelliklerine ve hastalık durumuna göre değişen günlük enerjiye ihtiyacı vardır.

Günlük alınan enejinin harcanan enerjiden fazla olması durumunda, harcanamayan bu enerji vücutta yağ olarak depolanmakta ve obezite oluşumuna neden olmaktadır.

Obezite günümüzde gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin en önemli sağlık sorunları arasında yer almaktadır. Obezite genel olarak bedenin yağ kütlesinin yağsız kütleye oranının aşırı artması sonucu boy uzunluğuna göre vücut ağırlığının arzu edilen düzeyin üstüne çıkmasıdır.

Obezite; vücut sistemleri (endokrin sistem, kardiyovasküler sistem, solunum sistemi, gastrointestinal sistem, deri, genitoüriner sistem, kas iskelet sistemi) ve psikososyal durum üzerinde yarattığı olumsuz etkilerden dolayı pek çok sağlık problemlerine neden olmaktadır. Bu kadar büyük problemlere neden olan obezite tedavisinde amaç, gerçekçi bir vücut ağırlığı kaybı hedeflenerek, obeziteye ilişkin hastalık ve ölüm risklerini azaltmak, bireye yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığı kazandırmak ve yaşam kalitesini yükseltmektir.

Obezite oluşmadan korunma büyük önem taşımaktadır. Obeziteden korunma, çocukluk çağında başlamalıdır. Obezitenin önlenmesinde ilk 6 ay sadece anne sütü verilmesi, daha sonra 2 yaşına kadar yeterli ve uygun türde tamamlayıcı besinlerle birlikte anne sütüne devam edilmesi çok önemlidir. Çocuk ve adolesan döneminde oluşan obezite, yetişkinlik dönemi obezitesi için zemin hazırlamaktadır. Bu nedenle aile, okul ve çevre yeterli ve dengeli beslenme ve fiziksel aktivite konularında bilgilendirilmelidir.

Yetişkinler için her gün 30 dakika haftada 5 gün yürüyüş, çocuklarda her gün bir saat hareket obezitenin önlenmesinde hayatımızın altın kuralı olmalıdır. Obezite tedavisi, bireyin kararlılığı ve etkin olarak katılımını gerektiren, tedavisi zorunlu, uzun ve süreklilik arz eden bir süreçtir.

 

Dünya Sağlık Örgütü Optimal Beslenme Önerileri:

Sağlıksız beslenme kalp damar hastalıkları, bazı kanserler ve diyabet dahil olmak üzere bulaşıcı olmayan hastalıklar riskini artırmaktadır. Optimal bir diyet aşağıdakileri içermelidir:

Sağlıklı bir kilonun sürdürülebilmesi için yiyeceklerden alınan enerji ile fiziksel aktivitede harcanan enerji arasında denge oluşturmalıdır.

Toplam yağlardan alınan enerji kısıtlanmalıdır (toplam enerjinin %30’unu aşmamalıdır. Örneğin; 2000 kalori günlük enerji ihtiyacı olan bir bireyin, bu enerjinin en çok 600 kalorisi yağlardan gelmelidir. ) Yağ tüketiminde doymamış (zeytinyağı, ayçiçeği, mısırözü, fındık yağı gibi) bitkisel sıvı yağlar tercih edilmelidir.

Serbest şekerlerin alımı kısıtlamalıdır. (Dünya Sağlık Örgütü’nün  günlük kalori ihtiyacının %10 ‘unu geçmemelidir önerisi dikkate alınmalıdır. Örneğin; 2000 kalori günlük enerji ihtiyacı olan bir bireyin, bu enerjinin en çok 200 kalorisi serbest şeker içeren gıdalardan gelmelidir. )

Tüm kaynaklardan alınan sodyumu kısıtlanmalı ve alınan tuz iyotlu olmalıdır. (Günlük tuz tüketimi 5 gr altında olmalı, bir silme tatlı kaşığı bu miktarı karşılamaktadır. )

Meyve, baklagiller (kurufasulye, nohut, barbunya mercimek vb.)  ceviz, fındık gibi kabuklu yemişlerin tüketimi artırılmalıdır. Tam tahıllı ürünler tüketilmelidir.( tam buğday ekmeği gibi.)