Çölyak Hastalığı Basın Bildirisi

“Çölyak hastalığı genetik olarak duyarlı kişilerde başlıca buğday, arpa, çavdar, yulaf gibi tahıllardaki gluten adlı bir proteine karşı kalıcı hassasiyet olarak gelişen ince bağırsak hastalığıdır.
Hastalığı ortaya çıkmsı yaklaşık 10.000 yıl önce yerleşik hayata geçilerek tahıl ekimi ile tarımın ilk başladığı Orta Doğu, Mezopotamya ve Anadolu topraklarında olmuştur. İlk kez milattan önce birinci yüzyılda yazılan tıp kitaplarından çölyak hastalığı benzeri tablodan bahsedilmektedir.

Önceleri nadir bir hastalık olarak kuzey-batı Avrupa’nın hastalığı olduğu düşünülen çölyak hastalığının yapılan çalışmalarla bugün bütün dünyada çok yaygın olduğu, farklı toplumlarda ortalama %0,3-1 civarında görüldüğü bilinmektedir. Ülkemizde yapılan bölgesel çalışmalarda çocuklarda %1 civarında, erişkinlerde ve sağlıklı kan vericilerinde %0,8-1,3 arasında saptanmıştır.
Hastalık kadınlarda erkeklerden daha sık görülür. Ayrıca tek yumurta ikizlerinde ve birinci derece akrabalar arasında da sıklığı on kat daha yüksektir. Otoimmün bir hastalık olduğu için diğer otoimmün hastalıklarla da sık birliktelik gösterir.
Çölyak hastalığı çoğu zaman sinsi ortaya çıkar ve tanısı geç konulur. Çünkü her hastalığı taklit edilebilir. Sindirim sistemi belirtileri olabileceği gibi sadece başka sistemlerle ilgili belirtilerle de karşımıza çıkabilir. Klasik belirtileri halsizlik, ishal, kilo kaybı, şişkinlik, gaz, karın ağrısı olmakla beraber, bazen demir eksikliği anemisi, karaciğer değerlerinde bozukluk, kemik hastalıkları, cilt hastalıkları gibi sindirim sistemi dışı belirtilerle de kendini gösterebilir. Besinlerdeki proteinlerin emilememesine bağlı olarak protein eksikliği ve B vitamini eksikliği sonucu oluşan nörolojik belirtiler, D vitamini ve kalsiyum eksikliği sonucu görülen kemik azalması da hastalığın ilk belirtileri olabilir. Bu rahatsızlık dudak kenarlarında çatlaklar, ağız içinde geçmeyen yaralarla da kendini gösterebilir. Geçmiş yıllarda bu hastalığın özellikle çocukluk çağında gelişme geriliği, anemi, ishal ve beslenme bozukluğu ile kendini gösterdiği ve bu dönemin hastalığı olduğu düşünülürken, günümüzde her yaşta ve çok değişik belirtilerle çölyak hastalığına rastlanabileceği bilinmektedir.

Çölyak hastalığı zamanında tedavi edilmez veya tanıdan sonra yeterli özen gösterilmezse bazı komplikasyonlar ortaya çıkabilir. Bunların başında tedaviye yanıt vermeyen refrakter çölyak hastalığı, iyileşmeyen ince bağırsak ülserleri, nöropati denilen sinir tutumları ve en korkulanı da lenfoma veya ince bağırsak kanserlerine yol açabilir. Diyet uyumu olmaması durumunda ince bağırsak bulgularına ek olarak ince bağırsak tahribatına bağlı mineral ve vitamin emilim bozukluğuna bağlı halsizlik, kas ağrıları, kansızlık, kemik kırıkları, karaciğer bozuklukları, üreme sistemi bozuklukları gibi problemlere de yol açabilir.” dedi.

                                                                                                                    Dr. Feramiş Ender GÜNGÜNEŞ

                                                                                                                               Halk Sağlığı Müdürü